Dr. Bruce Aylward, çocuk felci, ebola ve diğer hastalıklarla mücadelede yaklaşık 30 yıllık tecrübeye sahip. Kanadalı doktor, şu an dikkatini koronavirüsün (Covid-19) yayılmasını durdurmaya çevirmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü ve kıdemli danışmanı Aylward, koronavirüs salgınıyla mücadelede dünyanın en üst düzey yetkililerinden biri. Koronavirüs yanıtının etkinliğini incelemek için şubatta Çin’e ortak bir Dünya Sağlık Örgütü misyonu götüren Bruce Aylward, Pekin’in virüsle savaşmak için aldığı önlemleri ilk elden gördü. Şimdi öğrendiklerini hükümetlerle paylaşıyor ve dünyanın dört bir yanındaki virüs merkezlerinde çalışan WHO müdahale ekipleriyle iletişim kuruyor. Aylward, Cenevre’deki ofisinde telekonferansla Time‘ın sorularını cevaplandırdı.

VİRÜS HALEN ÜSTEL BÜYÜME AŞAMASINDA

Öncelikle koronavirüsün (Covid-19) dünyada yayılmaya devam etmesini bekliyor musunuz?

Bunu değerlendirmek için hastalığın başladığı yere (Çin), yakın zamanda enfeksiyonun başladığı yerlere ve daha enfeksiyon olmayan yerlere göz atmak lazım. Çin’de ocak ayı başında hastalığı saptadılar, çok radikal önlemler aldılar ve mart ayı sonunda kontrolü sağladılar. Önlemlerin etkisini görmek için en az 3 ay gerekli. Avrupa, Kuzey Amerika, Orta Doğu’ya baktığınızda, gerçekten üstel büyüme döneminde olduğumuzu görebilirsiniz, çok hızlı vaka artışı olan yerler var, örneğin İtalya gibi. Bu ülkelerin önünde hâlâ aylarca sürecek bir mücadele olabilir. Afrika ülkelerine ve Hindistan’a baktığınızda, hastalığın daha yeni başladığını görebilirsiniz. Çok az vakaları olmasına rağmen, hastalık eğrilerine bakarsanız üstel büyüme aşamasındalar.

6 AY SONRA ŞİDDETLİ ETKİDEN KURTULMUŞ OLACAĞIZ

-Koronavirüs pandemisinin 6 ay sonra nasıl olacağını öngörüyorsunuz?

Dünyanın bazı bölgelerinde halen hastalığın olacağını, ancak gezegenin büyük kesiminde hastalığın şiddetli etkisinden çıkmış olacağımızı düşünüyorum. O zaman da grip sezonuna geri döneceğiz, büyük sorulardan biri, o dönemde yeni bir dalga görecek miyiz, bunu henüz bilmiyoruz.

-Covid19 hiç kaybolacak mı? Yoksa periyotlar halinde görmeye devam mı edeceğiz?

Görünüşe göre, Güney Yarımküre’de çok farklı bir seyir olmadıkça, dünya genelinde bu hastalığı görmüş olacağız. Çoğu bilim insanı, bunun tamamen ortadan kalkabileceği ilk senaryonun çok muhtemel olmadığını, sadece insanlar arası bu hızlı aktarımın yavaşlayacağı, dolayısıyla daha sonraki dalgaların daha düşük seviyeli olacağını düşünüyor. Bunlar, ülkeler ve tüm toplum olarak yaptığımız önlemlere bağlı olacaktır. Her olası vakanın testini yaparsak ve hızlı izolasyonunu sağlarsak olgu sayılarını düşük tutabiliriz. Alınan önlemleri, hastalığı tam kontrol etmeden azaltmak, yeni dalgalara neden olabilir. Açıkçası gelecekteki durumu virüs kadar bizim salgına verdiğimiz yanıtlar belirleyecek.

ZAMANI OPTİMUM KULLANAMADIK

-ABD ve Avrupa için salgın kaçınılmaz mıydı? Bundan sonra durdurulabilir mi?

“Boşa giden” kelimesini kullanmak istemiyorum ama zamanı optimum kullanamadık.  Şimdi büyük sosyal kapanmalar ile zaman satın alınıyor. Bu virüsü durdurmuyor ama zaman kazanılıyor. Testi yaygın uygulamak, sistemleri yerleştirmek ve tek tek vakaları tedavi edebilmek için… Şu anda önemli soru şu: “Ülkeler bu kapanma dönemlerini optimal koşullarda değerlendirebilecek mi?” Çünkü ancak ülkelerde sosyal izolasyonu sağlarsanız, ekonominiz ve geleceğiniz için umudunuz olabilir.

-Bu salgının ABD ve Batı Avrupa’daki günlük hayatı ne kadar süre etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Hayatın normale dönmesi ne kadar sürer?

Buna cevap vermek için Çin, Güney Kore ve Singapur’a bakmalısınız. Bu ülkelerdeki erken önlemlere benzer sıkı önlemlerle 2 ay, belki de 3 ay içerisinde kontrol altına alınabileceği yönünde. Batı’daki çoğu ülke “Tüm bu vakaları gerçekten test edebilir miyiz?”, “Doğrulanan tüm vakaları gerçekten izole edebilir miyiz?” Bununla mücadele ediyorlar. Yani Çin’den biraz daha farklı yaklaşıyorlar ve asıl sorun şu: “Bu yaklaşım işe yarayacak ve sadece birkaç ayda sonlanacak mı yoksa daha uzun süreli ve büyük toplumsal, ekonomik etkileri mi olacak?

-ABD’nin test kullanımı konusunda kritik zamanı kaybettiğini düşünüyor musunuz?

Bence her ülke farklı nedenlerle zaman kaybetmiş olabilir. Kimi ülkede test kapasitesi yetersizken kimi ülke bunun mevsimsel grip kadar kötü olmadığını düşünerek zaman kaybetmiş olabilir.

İKİNCİ BİR DALGADAN ENDİŞE DUYUYORUZ

-Çin’de ikinci bir Covid-19 enfeksiyon dalgasıyla ilgili endişeleriniz var mı?

Kesinlikle ve Çin de endişe duyuyor. Çin’i dolaşırken, özellikle Batı’nın aksine, yöneticilerin kaygılı olduğunu görüyoruz. “Hastane yatağı yapıyoruz, solunum cihazı yapıyoruz, hazırlanıyoruz” diyorlar. Çinli yetkililer virüsün yok olmasını beklemiyor, ama bu kez toplumu, ekonomiyi ve sağlık sistemini iyi yönetmeyi, bu durumu bir daha yaşamamayı umuyorlar.

İTALYA, JAPONYA’DAN SONRA EN YAŞLI ÜLKE

-İtalya’daki ölüm oranı neden bu kadar yüksek?

Birçok faktörün birlikteliği. İtalya’da yaş dağılımına bakarsanız, Japonya’dan sonra dünyanın en yaşlı ülkesi. İnsanlar bunu unutuyor ne yazık ki. Dünyada ciddi bir yaşlı nüfus var ve hastalığı daha şiddetli geçiriyor.

-En savunmasız durumda olan ülkeler hangileri?

Herkes savunmasız, ancak büyük sorun Afrika’da. Tıbbi imkanları kısıtlı düşük gelirli ülkelerde hastalık başladığında ciddi etkileri olabilir. Düşünmek istemediğiniz şeylerden biri, ama rakamlar çok ciddi olabilir.

-Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ülkeleri “test yapmaya, test yapmaya, test yapmaya” çağırıyor. Özellikle yeterli test yapmadığını düşündüğünüz herhangi bir ülke var mı?

Tersine cevap vermek çok daha kolay. Yeterince test yapan var mı? Çin, Güney Kore, Singapur dışında…

-İran’da enfekte olan insan sayısının bildirilen resmi rakamlardan daha fazla olduğundan endişe etmek için bir neden var mı?

Kesinlikle. İran da aynı sebepten endişe duyuyor. Geçen hafta sağlık yetkilisi ile görüştüğümde, en büyük sorun tüm şehirlerden ve hastanelerden veri alınamaması. İnsanların “Bu ülke olgularını saklıyor” veya “Bu ülke tüm verilerini paylaşmıyor” dediğini her zaman duyuyorum. Genellikle ülkeler anlamlı veriler elde etmek için uğraşıyorlar.

GENÇLER BU SALGINI ASLA HAFİFE ALMASIN

-Koronavirüse bağlı altta yatan hastalığı olmayan kişilerin de yaşamını kaybettiği görülüyor. Sizin gözlemleriniz nasıl?

Beni korkutan şeylerden biri, hastalık batıya yayıldıkça, toplumda gençler arasında hastalığın onları etkilemeyeceği ile ilgili yanlış bir düşünce var. İtalya’da yoğun bakım ünitelerinde yatan hastaların yüzde 10’u, 20’li, 30’lu, 40’lı yaşlarında kişiler. Bu kişiler genç ve daha önceden hastalığı olmayan kişiler. Bu kişilerde hastalığın neden ağır seyrettiğini henüz bilmiyoruz. Gençlere mesajım şu: Bu hastalık benim yaşamımda gördüğüm en ciddi hastalıklardan biri. Bunu kabullenmek zorundayız. Covid-19, tüm bireyler için tehlikeli. Öncelikle ebeveynleriniz, büyükanneleriniz, dedeleriniz ve yaşlılar için tehlikeli ama tüm toplum için tehlikeli. Gençler olarak ıssız bir adada yaşamıyorsunuz. Büyük bir toplumun parçasısınız ve hastalığın bulaşma zincirinin bir halkası da sizsiniz. Eğer enfeksiyonu kaparsanız sadece kendiniz için değil, tüm toplum için tehlike oluşturursunuz. Bu yeni hastalığın ciddiyetini asla gözardı etmeyin, bilmediğimiz şey çok.

HERKESE DEĞİL, ŞÜPHELİ OLGULARA TEST

-Ülkelere en önemli öneriniz nedir?

Test, test, test, test… Herkese test değil, şüphelenilen olgulara test, şüphelenilen olgulara test, şüphelenilen olgulara test…

-Bu durumun nasıl sonlanacağını düşünüyorsunuz?

Bu salgın da insanlığın virüslere karşı bir zaferiyle sonuçlanacak, bundan şüphe yok. Tek sorun; ne kadar çabuk önlemler alıp ne kadar az hasarla bu salgından çıkacağımız. Bu süreçte mutlaka etkin aşı ve ilaçlarımız olacak ve yarışı biz kazanacağız.