Dünya yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadele ederken, uzmanlar virüsün yayılmasını yavaşlatacağı için evde kalmanın önemli olduğunu belirtiyor. Hal böyle olunca devletler önce bir bir eğitime ara verdi… üniversiteler bir süreliğine online eğitime geçti. ardından yavaş yavaş sınırlar kapatıldı…

En çok ölümün yaşandığı Çin ve İtalya’dan sonra Fransa da sokağa çıkmayı yasakladığını açıkladı. Şimdilik Türkiye’de bir yasak yok. Fakat hem kendi sağlığını korumak, hem de olası bir hastalığı daha fazla kişiye bulaştırmamak adına evde kalmayı tercih edenler için ‘bir çırpıda okunacak’ çeviri kitaplardan bir seçki yaptık… Keyifli okumalar…

01. DÖNÜŞÜM – Franz Kafka, 104 Sayfa

40 yaşında öldüğünde ardında sadece birkaç eser bırakan Franz Kafka,yaşarken kıymeti bilinmeyen yazarlardan. Yakın arkadaşı Max Brod’a geride bıraktığı eserlerinin hepsini yakmasını vasiyet eden Kafka, bugün dünya edebiyatının en önemli yazarlarından. Bu ünde arkadaşının vasiyeti yerine getirmemesinin payı da elbette var. Dönüşüm (ya da Değişim), kumaş pazarlamacısı Gregor Samsa’nın bir gün uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlıyor. Gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan kitabı okumadıysanız, hiç vakit kaybetmeyin…

02. EVE DÖNMENİN YOLLARI – Alejandro Zambra, 145 Sayfa

2010 yılında Granta’nın İspanyolca yazan en iyi yirmi iki romancı arasında gösterdiği Şilili genç yazar Alejandro Zambra, üçüncü romanı Eve Dönmenin Yolları‘nda insan belleğindeki lekeleri kazırken geçmiş ve şimdiki zaman arasında bocalayan insana kendine dönüş yolunu gösteriyor. Kitapta anlatıcı bir yazar adayı ve romanını yazmaya çalışırken geçmişin izini sürüyor. Anlatıcıyla birlikte okur da Pinochet diktatörlüğünde yaşanan zor zamanlara, büyük 1985 depreminin acı kayıplarına, çocukluk aşklarına, hayal kırıklıklarına dönüyor.

03. FARELER VE İNSANLAR – John Steinbeck, 128 Sayfa

Nobel Ödüllü Amerikalı John Steinbeck’in ilk kez 1937’de yayımlanan eseri Fareler ve İnsanlar, dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alıyor.

Kitabı okumayanlar da mutlaka John Malkovich’in başrolde oynadığı efsane filmi izlemiştir. Fareler ve İnsanlar, Büyük Buhran döneminde iş bulma amacıyla çiftlik çiftlik gezen iki tarım işçisi George Milton ve Lennie Small’un Californiya’da yaşadıkları trajik olayları anlatıyor.

04. HAYVAN ÇİFTLİĞİ – George Orwell, 160 Sayfa

George Orwell’a bugün sahip olduğu ünü kazandıran iki eser olan 1984 ve Hayvan Çiftliği romanları, hem İngiliz yazarın hem de distopya türünün en çok okunan iki kitabı. Orwell’in çağdaş klasikler arasında yer alan ve fabl türünde kaleme alınan Hayvan Çiftliği’nde kitabın ana karakterleri hayvanlar. Orwell, Hayvan Çiftliği’nde Sovyetler Birliği’ni ve diğer totariter rejimleri alegorilerle eleştiriyor. Bir gün hayvanlar, yemlerinin verilmediği gerekçesiyle kendilerinin de beklemediği bir şekilde isyan ediyor. Çiftliğin sahibi Bay Jones ve diğer insanlar çiftliği terk ediyor. Adı artık Hayvan Çiftliği olan bu yerin yönetimini ise domuzlar üstleniyor. Fakat işler umulduğu gibi gitmiyor.

05. YAŞLI ADAM VE DENİZ – Ernest Hemingway, 136 Sayfa

Yaşlı Adam ve Deniz, Nobel ödüllü Hemingway’in mutlaka okunması gereken eserlerinden biri. Kısa ve yalın cümlelerle yazdığı eserleriyle 20. yüzyıl edebiyatına büyük katkı sağlayan yazar, bu kitabında yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı konusunu kendine has modern üslubuyla başarıyla ele alıyor. Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream’e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini anlatan Yaşlı Adam ve Deniz, Hemingway’i keşfetmemiş okurlar için de iyi bir başlangıç olabilir.

06. İNSAN NE İLE YAŞAR? – Tolstoy, 96 Sayfa

Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş gibi kült romanların yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy, hayatının son otuz yılını insanlığın temel sorunları üzerine kafa yorar ve insan, aile, din, tanrı, devlet, toplum, özgürlük gibi çeşitli konularda eserler kalemi alır. İtiraflarım, Tanrının Varlığı İçimizdedir ve Hacı Murat kitaplarıyla edebi bir kurgu içinde ele aldığı bu temel sorunları, Rus yazar İnsan Ne ile Yaşar? kitabıyla zirveye taşıdı. Anna Karenina ve Savaş ve Barış’ı okuyanlar bu kitabı es geçmemeli…

07. KAĞIT EV – Carlos Maria Dominguez, 94 Sayfa

Bir kitapkurdunun kitaplarıyla kâğıttan bir ev yapıp içinde yaşadığını, hatta kitaplar buhardan ıslanmasın diye soğuk suyla duş aldığını hayal dahi edemezsiniz… Arjantinli yazarın Türkçedeki tek kitabı Kağıt Ev, bir kitap tutkunu Carlos Brauer’in ve onun -bir edebiyat profesörü olan- Bruma Lennon’la olan gizemli ilişkisinin, bu ilişkinin gün yüzüne çıkmasına neden olan bir Joseph Conrad cildinin, kitap ve okuma aşkıyla dolu yaşamların hikâyesini konu alıyor. Novellanın kapak yazısıyla söyleyecek olursak, “Kitaplara, okumaya ve aşka dair bir kitap… Kalın ciltler arasında saklanacak bir mücevher…” Okuyunca siz de hak vereceksiniz…

08. KIRMIZI PAZARTESİ – Gabriel Garcia Marquez, 111 sayfa

Kolera Günlerinde Aşk ve Yüz Yıllık Yalnızlık romanlarının Kolombiyalı yazarı Gabriel Garcia Marquez’in bir diğer meşhur romanı Kırmızı Pazartesi. İşleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü.

Yazar yaşadığı kasabada yıllar evvel işlenen gerçek bir cinayeti konu aldığı romanında yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin portresini de çiziyor.

09. KİMLİK – Milan Kundera, 136 Sayfa

Kimlik, bütün eserleri yeni ve çağdaş kapaklarla Can Yayınları tarafından okura sunulan Çek yazar Milan Kundera’yı keşfetmek isteyenler için iyi başlangıç olabilir. Çağdaş dünya edebiyatının yapıtaşlarından sayılan Kundera, Kimlik’te farklı karakterlere sahip iki insanın kendilerini ve aşkı anlama çabaları ele alıyor.

Tutkulu ve güçlü bir kadın ile duygusal ve serseri ruhlu genç sevgilisi yıpranan, eskiyen aşklarını sorgularken giriştikleri küçük oyunun, bir karabasana dönüşeceklerini bilmiyorlar.

10. KÜÇÜK PRENS – Antoine de Saint-Exupery, 112 Sayfa

Uçağını Sahra Çölü’ne indirmek zorunda kalan bir pilot, orada küçük bir çocukla karşılaşır. Adı Küçük Prens’tir. Çocuk ona üç yanardağın ve muhteşem bir çiçeğin var olduğu gezegeni hakkında büyülü ve inanılmaz öyküler anlatır. Ve eşsiz bir dostluğun süregideceği bir serüven başlar. Antoine de Saint-Exupéry’nin dünyaca ünlü eseri Küçük Prens, hem çocukların hem büyüklerin başucu kitabı olabilen ender klasikler arasında yer alır.

11. PALTO – Nikolay Gogol, 96 Sayfa

Dostoyevski, “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık!” derken Rus yazarın bu uzun öyküsüne atıfta bulunur. Rusya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı önemli yazarlardan biri olan Gogol, Palto‘da memur Akaki Akakiyeviç’in hikâyesi ile sıradan insanların acılarını, maruz kaldıkları haksızlıkları ve yaşadıkları yoksulluğu anlatır. Eser yayımlandığı zaman Gogol, Rusya’da soylu kesimin tepkisini çeker ve Rus halkını aşağılamakla, kötü göstermekle, halkına ihanet etmekle suçlanır. Buna rağmen Palto klasikler arasında yerini almayı başarır…

12. SATRANÇ – Stefan Zweig, 71 Sayfa

Öykü, roman, tiyatro oyunu, biyografi ve elbette denemeleriyle neredeyse her türde yetkin eserler vermeyi başaran nadir yazarlardan biri Stefan Zwieg. Yazarın dünya genelinde en bilinen eseri olan Satranç, Zweig’ın eserlerindeki telif sorunu ortadan kalktığı için Türkçede pek çok yayınevi tarafından okura sunuldu. 1942 yılında yayımlanan Satranç, adı belirtilmeyen baş karakterin New York’tan Buenos Aires’e giden bir gemiye binmesiyle başlıyor. Öykü boyunca anlatıcılık rolünü üstlenen baş karakter, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’in de gemide olduğunu öğreniyor. Ne yapıp ne edip onunla maç yapmayı başarıyor… Sanranç, daha önce yazarla tanışmayanlar için iyi bir seçim. Özellikle Ahmet Cemal çevirisiyle okumanızı tavsiye ediyoruz…

13. VAHŞETİN ÇAĞRISI – Jack London, 112 Sayfa

Amerikan edebiyatının ikonik romancısı Jack London’ın unutulmaz romanı Vahşetin Çağrısı, gerçek anlamda bir klasik. Yazarın, Beyaz Diş romanı ile birlikte en çok bilinen iki eserinden biri. Romanda kızağa koşulan bir kurt köpeğinin amansız yaşam savaşını anlatan Jack London, romanda bir kurt köpeğin öyküsünün ardında, insanlığın içinde düştüğü vahşeti resmeder aslında. Alaska’nın yabanıl ortamında yaşayan insanların acımasızlığından payına düşeni alan Buck, ayakta kalabilmek için inanılmaz bir savaş verecek, giderek yabanın çekiciliğine kapılarak özgür seçimini yapacaktır.

14. YABANCI – Albert Camus, 119 Sayfa

“Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir,” der Camus. Albert Camus’nün en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı’sı, aynı zamanda yazarın en gizemli eseri. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma. Camus’yle tanışan neredeyse hiçbir okur, hayal kırıklığına uğramamıştır.

15. YERALTINDAN NOTLAR – Dostoyevski, 160 Sayfa

İnsanoğlu kendi yararının tersine davranabilir mi? Aşk kurtuluş mu, yoksa tuzak mıdır? Rus Klasikleri deyince akla gelen ilk isimlerden olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, Yeraltından Notlar romanında içe dönük, ezik ama saygınlık arayışında olan ‘kentli ve yalnız’ insanın dramını gözler önüne serer. Romanın kahramanı, eserin en başında kendini şu sözcüklerle tanımlıyor: “Ben hastalıklı adamım… Ben huysuz adamım… Sevilecek adam değilim ben…” Dostoyevski, bu anti-kahramanla, çağını aşan ‘post-modern’ bir roman yaratmıştır. Hâlâ okumadıysanız hiç vakit kaybetmeyin…

* Numaralandırma eser isimlerinin alfabetik sıralamasına göre yapılmıştır.


Evden çıkmadan gezebileceğiniz 15 müze için tıklayın


Evden çıkmadan gezebileceğiniz 15 müze