‘Bunlar iyi günler, döviz ihtiyacı karşılanmazsa daha kötüleri yakın’

DEVA Partisi lideri Babacan, Türkiye’nin IMF’ye gitse bile oradan gelen 9-10 milyar dolarla ekonomiyi düzeltemeyeceğini belirtti.

KRONOS 15 Eylül 2020 EKONOMİ

ANKARA – Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Habertürk Televizyonu’ndan Kübra Par’ın programında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan çıkabilmesi 3 yıllık orta vadeli bir programa ihtiyaç olduğunu, acilen döviz ihtiyacının özel kaynaklar ve piyasadan sağlanması gerektiğini söyledi. Babacan, döviz ihtiyacı için de “İtibarını kaybetmiş ülkeye kim hangi dövizi verecek” dedi.

Babacan, Türkiye’nin döviz ihtiyacının acilen karşılanması gerektiğini belirterek, “Aksi halde Türk lirası daha da değer kaybetmesi mukadderdir. Bugünler iyi günler, Allah korusun çok daha kötü günler gelir. Bir an önce güven, istikrar ve acil döviz ihtiyacının karşılanması lazım. Bunu yaparken de makul, rasyonel politika izlenmesi gerekir” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN ACİL DÖVİZ İHTİYACI VAR’

Merkez Bankası’nın inat uğruna 100 milyar dolarını erittiğini belirten Babacan, “Orta vadeli 3 yıllık bir program yapılması gerekir. Merkez Bankası’nın bağımsız, enflasyon ve fiyat istikrarını önceleyen yapıda olması lazım. Hükümetin direktifleriyle iş yapan bir Merkez Bankası var. Türkiye’nin acil döviz ihtiyacı var. Bu döviz ihtiyacını acilen karşılanması lazım. Aksi halde Merkez Bankası şu anda Türk Lirası basıyor. Bu paranın karşılığında döviz olmadığı içinde Türk Lirası’nın değeri düşüyor” yorumunda bulundu.

‘IMF’DEN GELECEK 9-10 MİLYARLA EKONOMİ DÜZELMEZ’

Babacan, ‘Türkiye IMF’ye gitmeli mi?’ şeklindeki soruya da, “IMF’in şu anda dünya ekonomik sistemini kurtaracak bir kaynağı yok. Türkiye acil ihtiyacı için 9-10 milyar alabilir. Bir yılda 100 milyar yakan bir Türkiye var. IMF’den gelecek 9-10 milyar ile ekonominin düzelmesi söz konusu değil. Türkiye’nin bu dövizi özel ve piyasa kaynaklarından sağlaması lazım. Bunu sağlaması için de önce güven ve itibar lazım. Güvenini, itibarını kaybetmiş ülkeye kim hangi dövizi verecek. Döviz ihtiyacı hızlı şekilde karşılanması lazım. Aksi halde Türk Lirası daha da değer kaybetmesi mukadderdir. Bugünler iyi günler, Allah korusun çok daha kötü günler gelir. Bir an önce güven, istikrar ve acil döviz ihtiyacının karşılanması lazım. Bunu yaparken de makul, rasyonel politika izlenmesi gerekir” cevabını verdi.

‘MERKEZ BANKASI ŞEFFAF OLMALI’

Babacan şöyle devam etti: “En önemli konu şeffaflık. Merkez Bankası dövize müdahale etmiyor gözüküyor, arkasından kamu bankaları kullanılıyor. Üstelik kamu bankalarının 2002 krizinde batmalarına sebep olan açık pozisyon yapmak teşvik ediliyor. Örtülü bir şekilde kamu bankaları üzerinden dövize müdahale var. Bunun örtülü ve şeffaf olmayan yollarla yapılması büyük bir hata. Bu piyasanın güvenini sarsan ve krizin daha derinleşmesine sürükleyen politika.”

‘İDEALLERİMİZ İÇİN SİYASET YAPIYORUZ’

Babacan, iktidarın varlığını düşman üreterek sürdürebildiğini belirterek, “Çözüm üretemeyenler dışarıda düşman arıyor” dedi. Halkın demokrasi istediğini ifade eden Babacan, “Bu ülkenin insanı gerçek anlamda demokrasi istiyor, temel haklarını ve özgürlüklerini doyasıya yaşamak istiyor. İçi boş laflarla kimsenin karnı doymuyor. Polemiklerle kimse iş bulmuyor” diye konuştu. Babacan, siyaseti idealleri için yaptıklarını belirterek, “Özgürlükler, demokrasi, insan hakları bizim için hayat idealleri. Konjonktürel tercihler değil. Bugün ulusalcılık, sert söylemler, düşman üretmek prim yapıyor diye biz bunu yapamayız” ifadelerini kullandı.

‘KORONAVİRÜSLE EKONOMİDEKİ SORUNLAR KATLANARAK ARTTI’

Babacan, koronavirüs pandemisiyle ekonomi sorunların katlandığını kaydederek, “Koronavirüs salgını öncesinde Türkiye ekonomisi buhrandaydı. Koronavirüs ile sorunlar katlanarak arttı. Kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin altına düştü. Ekonomi pik yapıyor diye açıklama yapıyorlar, akıllara durgunluk verecek bir olay bu” değerlendirmesinde bulundu.

Abone Ol Google News