‘Azerbaycan, Türk üretimi Kaplan roketleriyle artık Erivan’ı vurabilir’

Araştırma ve analiz portalı Jamestown Foundation, Türkiye üretimi “Ağır ‘Kaplan – çoklu fırlatma roket sistemlerinin” Nahçıvan’da konuşlandırılmasının bölge için ne

KRONOS 23 Mayıs 2020 DÜNYA

Araştırma ve analiz portalı Jamestown Foundation, Türkiye üretimi “Ağır ‘Kaplan – çoklu fırlatma roket sistemlerinin” Nahçıvan’da konuşlandırılmasının bölge için ne anlama geldiğini değerlendiren bir analiz yayınladı.

Bölge uzmanı Can Kasapoğlu’nun kaleme alınan makalede, yeni roket sisteminin olası bir Azerbaycan-Ermenistan gerginliğinde Azerbaycan’ın öncekinden çok daha üstün bir pozisyona geleceği belirtildi. Yazıda füzeler sayesinde Nahçıvan’dan Ermenistan’ın başkentinin vurulabileceğinin altı çizilirken, Azerbaycan-Türkiye arasındaki askeri ilişkiler de masaya yatırılıyor.

AĞIR KAPLAN ROKETLERİ ÖZEL İLGİYİ HAK EDİYOR

Yazıda Bakü’nün, Nahçıvan’da büyük ölçekli silah bulundurmaya yönelik çabalar başlattığı ve bu gelişmenin bölge dengeleri açısından önemli olduğu kaydedildi. TRG-300 KAPLAN Füzesi’nin yüksek isabet ve tahrip gücü sayesinde 20 – 120 km menzildeki yüksek öncelikli hedefler üzerinde etkili ateş gücü yaratabilme gücü olduğunun altı çizilerek “Bu açıdan özellikle Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki hassas bölgesel askeri dengeler düşünüldüğünde özel ilgiyi hak ediyor.” deniyor.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın, Ağır ‘Kaplan’ çoklu fırlatma roket sistemlerini (TRG-300 Tiger MLRS) stratejik batı ‘eksklavına’ (bir ülkenin başka bir devlette bulunan küçük toprak parçası) konuşlandığını gösteren bir video yayınlandığını söyleyen yazıda, Şubat 2020’de Idlib’deki Suriye Ordusu ile gerginliğin tırmandığı günlerde, Türk ordusunun aynı roketleri cephe hatlarına yerleştirdiğini hatırlatılıyor.

Roketsan tarafından üretilen TRG-300 Tiger, Türkiye’nin 300 milimetre sınıfı MLRS’nin en son modeli. KAPLAN Füzesi; ROKETSAN tarafından geliştirilen K+ Silah Sistemi ve Çok Maksatlı Roket Sistemi (ÇMRS) ile uygun arayüzlere sahip farklı tipteki platformlar üzerinden atılabilmekte.

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN ÇATIŞMASINDA ÖZEL YERİ OLABİLİR

“Azerbaycan-Ermeni çatışmaları daha çok Karabağ çevresinde meydana geliyor; yine de, jeostratejik olarak, Nahçıvan’daki ağır silah konuşlanmaları Azerbaycan’ın savunma planları açısından bölgesel rakiplerini geride bırakmaları için değerli fırsatlar sunuyor.” yorumu yapılan yazıda, 2013’de kurulan yeni ordudan da söz ediliyor.

“Aralık 2013’te, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev stratejik batı eksklavında “Əlahiddə Ümumqoşun Ordusu’nun” (Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’ndeki Azerbaycan Ulusal Ordusu) kurulması hakkında bir kararname yayınladı. Bu yeni savaş oluşumu, Türkiye’nin Kafkasya’daki 3. Saha Ordusu ile yakın bağlar kurdu.” bilgisine yer veren yazıda “Askeri olarak Nahçıvan’ın, Karabağ çevresindeki temas hattına ek olarak, çok cepheli bir savaşta Ermeni güçlerine karşı potansiyel bir gerilimde ikinci bir saldırı rotası” sağladığının altını çiziliyor.

“AĞIR KAPLANLAR” NASIL KULLANILABİLİR

Yazıya göre göre “ kullanılacağı saldırların iki temel yoldan gerçekleşmesi mümkün olabilir:

İlk olarak, Azerbaycan’ın Nahçıvan Ordusu, Ermenistan’ın başkenti Erivan’a Ermeni askeri birliklerinin dikkatini dağıtmak amacıyla bir saldırı başlatmayı tercih edebilir. Veya silahları kullanarak, Ermenistan ile Karabağ’daki Ermeni kuvvetleri arasındaki kritik iletişim hatlarını kesebilir.

“2016 yılına kadar bu tür senaryolar oldukça imkansız görülüyordu.” yorumuna yer verilen analizde Dört Gün Savaşı olarak bilinen Nisan 2016 çatışmalarının ardından, Azerbaycan kuvvetlerinin yeni kazanılan “askeri yetenekleri” sayesinde 1990’lardaki tatmin edici olmayan saldırlar yerine, çok daha etkili bir saldırıyı sağlayabileceklerini kanıtlayacağı öne sürülüyor.

Yazıda “Belirtilen iki senaryodan hangisi hayata geçirilirse geçirilsin, Türk TRG-300 Tiger MLRS’leri Nahçıvan cephesi boyunca Azerbaycan-Ermenistan kuvvetleri arasında olası bir “korelasyon” durumunda ezber bozan bir etkiye sahip olacak ve halihazırdaki durumu değiştirebilecek.” deniyor.

ARTIK HAKİKİ BİR İTTİFAK VAR

Makale özetle, Azerbaycan’ın artık sahip olduğu Türkiye üretimi bu ağır görev roketlerini, Ermenistan’ın başkentinin eteklerine saldırmak ya da daha önceden hesaplanan bir operasyonda ülkenin kuzey-güney ekseni boyunca stratejik karayolunu hedef alarak lojistik rotalarını bozmak için kullanılabileceğini dile getiriyor.

Yazıda, Ankara ve Bakü arasındaki ikili savunma ittifaklarının, son on yıl içinde yeni bir seviyeye yükseldiğini ve 2010 Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Destek Anlaşması (ASPMS) sayesinde “hakiki bir askeri ittifak” haline geldiğini belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesine atıfta bulunan ASPMS’nin 2. maddesine göre, taraflardan her birinin, gerekli gördüğü ölçüde, diğer ülkenin karşılaştığı herhangi bir saldırıya karşı işbirliği yapılmasını zorunlu kıldığını hatırlatan analizde ayrıca, aynı anlaşmanın 7. maddesi iki devletin barış zamanında da birbirlerinin C2 (Komuta ve kontrol) ve kuvvet yapılarını koordine edebileceğinin altını çiziliyor.

Analizde “Anlaşmanın imzalanmasından bu yana, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ortak tatbikatlar buna göre şekillendi. 2019’dan başlayarak, “Mustafa Kemal Atatürk” ve “Sarılmaz Kardeşlik” adı verilen iki önemli ortak tatbikat yapıldı. Bu verilere bakınca, Türkiye ve Azerbaycan, “iki devlet, bir ulus” kavramını, söylemin ötesine taşımayı başardılar.” ifadeleri kullanıldı.