Aşı az, kavga büyük

Avrupa ülkeleri ile aşı üreticileri arasındaki aşı dağıtımı konusunda başlayan söz düellosu yeni bir aşamada. Avrupalı liderler, üreticilerin söz verdikleri miktarda aşıyı teslim etmediği iddiasıyla şirketlere ihracat kısıtlaması getirdi. AB’nin ihtiyacı karşılanmadan AB içinde üretilen aşılar başka ülkelere gönderilemeyecek.

EMİR KORKMAZ 31 Ocak 2021 HABER ANALİZ

Mutasyonlu virüs hızla yayılıyor.

Bir yıldır dünya düzenini altüst eden koronavirüs salgını, şimdi de Avrupa ülkelerinin iç siyasetini etkilemeye başladı. Avrupa ülkeleri adına görüşmeleri yürüten Avrupa Birliği, aşı üreticilerini yaptıkları sözleşmelere uymaya çağırdı. Bu çağrının ardından yatan ise üreticilerin önümüzdeki 3 ay içinde söz verdikleri miktarın ancak yüzde 40’ını karşılayabilecek olması. Üreticiler, yaşanan aksaklıklar ve hammadde sorunlarına işaret ederken, Avrupa Birliği dolaylı ifadelerle üreticileri açgözlülükle suçladı. Üretilen aşıların AB ülkelerine değil, İngiltere ve ABD başta olmak üzere başka ülkelere gönderilmesinden şikayet eden liderlerin açıkça dile getirmediği ancak dolaylı olarak ortaya attığı en dikkat çekici suçlama ise aşıların daha fazla fiyat ödemeyi taahhüt eden ülkelere yönlendirildiği.

İNGİLİZ ŞİRKET, LONDRA’YI KOLLUYOR MU?

Tüm tartışma, sahipleri İngiliz ve İsveçli olan AstraZeneca’nın teslimatın gecikeceğini açıklamasıyla başladı. Vatandaşlarından gelen normalleşme baskısı nedeniyle bunalmış liderler, adeta sinirini AstraZeneca’dan çıkardı. AB, BioNTech ve Moderna aşılarının ardından AstraZeneca’ya büyük umut bağlamıştı. Zira ilk iki aşının eksi 70 derecede korunması gerekliliğine karşı AstraZeneca aşısı buzdolabı sıcaklığında saklanabiliyor. Bu nedenle taşınması ve dağıtımı emsallerine göre çok daha kolay.

AB, AstraZeneca ile 400 milyon aşı dozu için bir sözleşme imzaladı ve ilk çeyrekte 80 milyon doz bekleniyordu. Ancak şirket, Mart sonuna kadar en fazla 31 milyon, belki daha da az temin edebileceğini duyurdu. AB, AstraZeneca’nın taahhütlerini yerine getirmesini ve söz verilen aşı miktarınca teslimat yapılmasını istiyor. Şirket ise İngiltere tedarik sözleşmesinin bunu yasakladığını, çünkü orada üretilen aşıların yurtdışına gönderilmeden önce İngiltere’nin siparişini yerine getirmesi gerektiğini belirtiyor.

AB Komisyonu başkanı Ursula von der Leyen, AstraZeneca’nın açıklamasının kabul edilemez olduğunu savunuyor. Aylar önce yapılan sözleşmenin ortada olduğunu belirten von der Leyen, “Şirket, sözleşmede mutabık kalınan taahhütlerle ilgili şüpheleri gidermeli. AstraZeneca bize verdiği sözleri tutmalı. Sözleşme çok açık ve bağlayıcı emirleri var,” dedi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen.

SÖZLEŞMEYİ AÇIKLARIM TEHDİDİ

Von der Leyen, “Yapılan sözleşmede, bu yılın ilk üç çeyreğine ait teslimat miktarları ve ilgili üretim yerleri açıkça belirtiliyor. Şimdi beklentimiz şirketin yükümlülüklerini yerine getirmesi” dedi. Şirket, AB’ye teslimatı geciktireceğini belirtirken, üretim tesislerinin bulunduğu İngiltere’ye teslimatlar büyük oranda takvimle uyumlu ilerliyor. AB’nin kızdığı nokta da burası. Von der Leyen, üreticileri aslında gizli tutulması gereken sözleşmeleri yayınlamakla tehdit etti. İlaç şirketleri, tüm alıcılar ile farklı fiyatlar üzerinden sözleşmeler yapıyor ve bu nedenle tüm sözleşmeler gizli tutuluyor. Herkes rakamlarını gizli tutsa da, AstraZeneca aşısının BioNTech ve Moderna’dan daha ucuz olduğu biliniyor.

AB şimdi, AstraZeneca’dan hangi tesiste ne kadar aşı ürettiklerini ve bunları hangi ülkelere teslim ettiklerini açıklamasını bekliyor. Şirketin aslında verdiği sözleri tutabilecek miktarda üretim yaptığından ama bu üretilen aşıların dünyanın başka yerlerine gönderildiğinden şüpheleniyor.

Oxford Üniversitesi ile AstraZeneca firmasının geliştirdiği yeni tip koronavirüs COVID-19 aşısı.

SON SEÇENEK MAHKEME

AB, “elimizde sözleşme var” dese de hukuki bir yaptırım uygulama konusunda çekimser. Zira mahkemelik olmaları halinde, AstraZeneca’dan hiç aşı alınamaması ihtimali de var. Böyle bir durumu hiçbir ülke iç kamuoyuna açıklayamaz. Zira vatandaşlar, tartışma değil normal hayata dönmek ve bunun için de aşılanma istiyor. Sonuçta tarafların diyalog ile çözüm bulma dışında başka bir seçeneği yok. Buna rağmen İtalya hükümeti, AstraZeneca’yı mahkemeye vermeyi düşündüklerini duyurdu.

İHRACAT KISITLAMASI BAŞLADI

Avrupa Birliği, yaşanan tartışmaların ardından birlik içinde üretilen aşılara yönelik ihracat kısıtlaması getirdi. Böylece, AB içinde üretilen aşıların, AB’nin ihtiyacı giderilmeden başka ülkelerine satışı engellendi. Şirketler, ABD, İngiltere ve Kanada’ya aşı gönderebilmek için önce AB makamlarından izin alacak. AB kısıtlaması yoksul ülkeleri kapsamıyor.

TÜM ŞİRKETLERDE ÜRETİM SIKINTISI

Bu arada BioNTech ve Moderna da, söz verdikleri aşı miktarlarını karşılayamayacağını duyurdu. İki şirket, üretimdeki aksaklıklar ve beklenmeyen ham madde sıkıntılarına işaret etti. Ama bu iki şirketin duyurusu, AstraZeneca kadar tepki çekmedi.

DEVLETLER AŞI ÜRETSİN ÇAĞRISI

Hangi ülkenin ne kadar aşı aldığı tartışması şiddetlenince, Almanya’nın en büyük eyaletlerinden Bavyera’nın başbakanı Markus Söder, devletlerin konuya el atması gerektiğini söyledi. Söder, daha çok aşı üretimi için devlet kontrollü bir “acil aşı endüstrisi” önerdi. Söder, “Sosyal piyasa ekonomisine bağlıyım ancak salgın nedeniyle uzun vadede piyasa ekonomisine temelden zarar verebilecek bir acil durum var. Bu nedenle, devletin net yönergelerle belirlediği bir acil aşı endüstrisi olmalı. Daha fazla üretim kapasitesine ve daha hızlı onay süreçlerine ihtiyacımız var,” dedi.


 

MİLLİYETÇİLİK UYARISI

Avrupa kendi içinde “sen çok aldın, ben az aldım” tartışmasıyla kavrulurken, Dünya Tabipler Birliği “aşı milliyetçiliği” konusunda uyardı. Derneğin yönetim kurulu başkanı Frank Ulrich Montgomery, koronavirüs aşılarının teslimat sorunları nedeniyle aşı milliyetçiliği konusuna dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Montgomery, “Zaten 450 milyon AB vatandaşının aşılarının sorunsuz geçmesi beklenemezdi. Yaşananlar her başlangıçta yaşanan normal kaos,” dedi.

İran’da yeni tip koronavirüs salgını vakalarının yeniden yükselişe geçmesi endişe yarattı.

İRAN KENDİ AŞISINI YAPACAK

Avrupa Birliği kim ne kadar aşı aldı tartışmalarıyla çalkalanırken, Çin ve Rusya’dan sonra İran da kendi ürettiği “Coviran Barekat” aşısının koronavirüse karşı etkili olduğunu duyurdu. İran Korona Kriz Ekibi üyelerinden Minu Mohraz, “Şimdiye kadar yapılan testler, aşımızın virüsün yeni ve çok daha tehlikeli İngiliz mutasyonlu versiyonunu tamamen etkisiz hale getirdiğini gösteriyor” dedi. İran kaynaklarına göre, “Coviran Barekat” 2020’nin sonundan bu yana defalarca başarıyla test edildi. İkinci yerel aşı olan “Pasteur” şu anda test aşamasında. İran aynı zamanda Kübalı uzmanlarla koronavirüs aşısı “Soberana 02” üzerinde de çalışıyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram