Alpaslan Kuytul kimdir, iktidar neden ondan rahatsız?

Alparslan Kuytul, iktidara karşı yaptığı cesur açıklamaları ve dört örgüte birden üye olmakla suçlanıp cemaatiyle birlikte mağdur edildiği yargı süreciyle kamuoyunun gündemine oturdu. Peki Alparslan Kuytul kimdir? İktidar ondan neden rahatsız? Adana merkezli küçük cemaati ‘aktivizmiyle’ nasıl Türkiye’de tanınır hale geldi?

YAVUZ GENÇ 04 Aralık 2020 PORTRE

Adana merkezli, ismini takipçilerinin yanısıra bu konulara ilgi duyan insanların haricinde çok az kişinin bildiği küçük bir dini cemaatin lideriydi Alparslan Kuytul. Sert ifadeleri, polemikçi ustalığındaki sivri dili cemaatinin gözünde onu yüksek bir noktaya taşırken, 2014 yılında işler birden değişmeye başladı. Konuşmalarından bazı bölümlerin sosyal medyada kırpılarak verilmesiyle başlayan bu süreçte Kuytul, trollerin açık hedefi haline geldi. Konferansları engellenen, cemaatine ait öğrenci evleri ev sahipleri tarafından birden bire boşaltılan, salon verilmeyen, düğün salonlarında toplanmalarına dahi izin verilmeyen Kuytul cemaati, seslerini daha çok sosyal medya üzerinden duyurmaya çalışıyor.

Birden fazla ‘örgüte’ ismi yazılan Alparslan Kuytul, ihbarcılığın büyük kıymet gördüğü ‘2016 sonrası Türkiyesi’nde gözaltına alındı, hapisle cezalandırıldı, tutuklandı, konuşmaları yasaklandı, evinin balkonundan sevenlerine konuşması dahi engellendi. İktidarın sert hışmına uğramasına rağmen Alparslan Kuytul, bir adım dahi geri atmadan cesur çıkışlarına ve dik duruşuna devam ediyor. Kendisi ve cemaatine sempati duymayan birçok insan bile bugün sosyal medyada onun videolarını paylaşarak “Hayat görüşlerimiz belki farklı ama çok cesur, çok hakkaniyetli” şeklinde yorumlarda bulunuyor. Peki Alparslan Kuytul kimdir, aslen nereli? İktidar ondan neden rahatsız? Adana merkezli küçük cemaati ‘aktivizmiyle’ nasıl Türkiye’de tanınır hale geldi?

ALPARSLAN KUYTUL KİMDİR?

1965 yılında Adana’da doğan Alparslan Kuytul, ilkokulu Adana İnkılap İlkokulunda, ortaokulu da Tepebağ Ortaokulunda okudu. Lise öğrenimini de Adana Erkek Lisesinde tamamlayan Kuytul, 1991 yılında Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1988 yılında Kardeşler Kitabevini kurarak bu kitabevi çevresinde dini sohbetler yapmaya başladı. Kuytul askerden sonra 1993-1997 yılları arasında da Mısır’ın el-Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi İslam Hukuku bölümünde okudu. El-Ezher Üniversitesinde okuduğu yıllarda Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfını kurdu. Vakıf kurulduktan sonra ‘Furkan Gönüllüleri’ eğitim ve hizmet faaliyetlerine vakıf binasında devam etti. Alparslan Kuytul, 2002 yılında Semra Kuytul’a evlendi. Beş çocukları olan aile, Alparslan Kuytul’un annesinden kalma apartman dairesin yaşıyor. Annesi, Besime Kuytul 2020 Ağustos ayında 90 yaşında hayatını kaybetti. Alparslan Kuytul, her Cuma akşamı vakıf merkezinde yaptığı tefsir ve konulu derslerin yanı sıra Hadis, Siyer, Fıkıh, Usul, Arapça gibi ilmi dersler de yapıyor. Ancak Kuytul’un bir özelliği de güncel gelişmeler, siyaset, teknoloji ve çağdaş kavramlar gibi konulara da değinmesi. 2011 yılından beri yayınlanan ‘Furkan Nesli – Öncü Nesil Dergisi’ başyazarlığını yapıyor.

DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞI YORUMU TARTIŞILDI

Alparslan Kuytul’un adını Türkiye’de pek çok insan 2015’te Rus uçağının Türkiye tarafından düşürülmesi sonrasında sosyal medyada dolaşan videosuyla duydu. Söz konusu videoda Kuytul, hükümetin Suriye politikasını eleştirip, “Haydi vursana Rusya’nın uçağını” diyordu. Video sosyal medyada iktidara yakın çevrelerce o kadar hızla eleştiri konusu yapılıp eleştirildi ki en hafifi “hain” olan ithamlara maruz kaldı. Oysa Kuytul, videonun genelinde, kırpılmış kısımdakinin aksine Türkiye’nin Suriye politikasındaki açmazları eleştiriyor, Türkiye-Rus çatışmasının doğuracağı muhtemel risklere dikkat çekiyordu.

KIRPILMIŞ 15 TEMMUZ YORUMU

Alparslan Kuytul’un iktidarın asıl hedefi haline getiren konuşması ise 2016 yılındaki 15 Temmuz darbe girişimiyle oldu. Dolaşıma giren videoda Kuytul, darbe girişiminden cemaatiyle sohbet halindeyken haberdar oluyor ve şu konuşmayı yapıyordu: “Ders esnasında -siz internetten takip etmişsinizdir- saat 22.00 civarında Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koymuş ve şu anda darbe yapılmış vaziyette. Bu darbenin İslami faaliyetlere darbe olmamasını ve İslami faaliyetlerin bundan olumlu yönde etkilenmesini, Müslümanların hayrına olmasını vesile kılsın.” Bu konuşma Kuytul’un darbe istediği, darbeyi desteklediği sonucu ışık hızıyla çıkarılarak önce sosyal medya, ardından iktidara yakın yazılı ve görsel medyada günlerce aleyhinde yayınlar yapıldı. Küfürler, hakaretler, aşağılamalar da bu haberlere eşlik etti. ‘Darbe övgüsü’ olarak yayılan videonun kırpılmamış halinde ise Kuytul, darbenin kötülüklerini sıralıyor, darbeyi eleştiren sözler sarf ediyor, masum insanların canı yakanlardan Allah’ın hesap soracağını belirtiyordu ancak o kısa video çoktan başını almış gitmiş, Kuytul’u ‘darbeci’, ‘darbe sever’, ‘darbe övücüsü’ olarak ilan etmişti bile!

Alparslan Kuytul

SON DARBE ‘AFRİN YORUMUNDAN’ GELDİ

Alparslan Kuytul’u iktidar ve yandaşlarının gözünde bitiren olay ise Türkiye’nin Suriye’nin Afrin bölgesi için başlattığı hareketle oldu. Televizyonların, gazetelerin, sosyal medyanın elde savaş tamamları Afrin’e ‘akın’ ettiği günlerde Alparslan Kuytul’un yine kırpılmış bir videosunda “Girmesi var ve bir de çıkması var, girersin ama çıkamazsın” dediği aktarıldı. Zeytindalı Operasyonu eleştirme “cüreti” gösteren Kuytul ve cemaatine verilmesi istenen “ders” kısa sürede icra edilmeye başlandı. Terör propagandası, terör destekçiliği gibi Türkiye’de artık ayağa düşmüş kavramlar nedeniyle Kuytul’un vakfı polis baskınına uğradı, kendisi de 30 Ocak 2018 günü sabah saat 5.30 sularında özel harekât timlerinin evine yaptığı operasyonla gözaltına alındı. Ağır silahlı polislerin paldır küldür girdiği evde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadı. Kuytul, 8 Şubat 2018’de tutuklanarak Bolu F Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

VAKIF YÖNETİCİLERİ GÖZALTINA ALINDI, ÖĞRENCİ EVLERİ KAPATILDI

Alparslan Kuytul ve cemaati artık iktidarın açık hedeflerinden biri haline gelmişti. Muhalif kalmanın, çekinmeden eleştirmenin bedelini ödeyen Kuytul cemaatine ait vakfın binaları polis tarafından basıldı, yöneticileri gözaltına alındı, cemaate yakın öğrencilerin olduğu evlerin kapısına kilit vuruldu, ev sahipleri birden bire ramazan günü kız öğrencileri sokağa atmaya başladı. Hakkında aynı anda PKK, ‘fetö’, IŞİD ve El kaide üyeliği ve propagandası suçlaması yapılan Kuytul, yandaş medyada türlü ithamlara maruz kaldı. Binalarındaki “gizli geçitlerden”, kasalardan çıkan “yüklü miktardaki paralar”a, IŞİD ve El Kaide’ye adam temin etmekten yazar Ali Bulaç’a “geçmiş olsun” mesajından “örgüt propagandası” kadar geniş bir yelpazede suçlanan Alparslan Kuytul, son olarak kendisi ve cemaatiyle alakası olmayan bir şirket ve vakıf üzerinden kurban etlerini “sucuk yaparak satmakla” suçlandı.

CEZAEVİNDE İŞKENCE GİBİ UYGULAMALAR

Alparslan Kuytul’a tutuklanması öncesi yaşatılanlar cezaevinde de devam etti. Üç kişilik odada tek başına bırakılan Kuytul’un cezaevindeyken vefat eden ağabeyinin cenazesine katılmasına da izin verilmedi. Diğer tutuklulara sağlanan spor saati, kütüphaneye çıkma, ortak havalandırmayı kullanma ve sohbet grubuna katılma gibi birçok haktan mahrum bırakılan Kuytul, 4 ay süren avukatlarıyla görüş kısıtlaması ise uzun çabalar sonrası ancak kaldırılabildi. Ailesi, onunla görüşebilmek için Adana-Bolu arasında yüzlerce kilometrelik yolculuk yapmak zorunda kalmış, mahkemesi defalarca ertelendi, tutuklu yargılamaya tabi tutuldu.

3 YIL SONRA TÜM SUÇLAMALARDAN BERAAT ETTİ

Alparslan Kuytul, 8 Kasım 2018’de görülen ilk davanın ilk duruşmasında tahliye aldı ancak devam eden ikinci dosyasından serbest bırakılmadı. 22-23-24 Ocak 2018’de görülen ikinci davanın ilk duruşmasından da yine tahliye aldı ve serbest bırakıldı. Kendisine açılan her iki davadan da ilk duruşmada tahliye almasına rağmen tutukluluğunun birinci yılında serbest bırakıldıktan saatler sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden tekrar tutuklandı. Tahliye kararının üzerinden 24 saat geçmeden yeniden tutuklanan Alparslan Kuytul bir kez daha Bolu F Tipi kapalı ceza evine gönderildi ve 5 Aralık 2019 tarihine kadar yaklaşık bir yıl daha cezaevinde kaldı.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dKuytul: Türkiye’yi Tayyip Erdoğan değil ‘siyah gözlüklüler’ yönetiyor

dKuytul: Devletin en büyük gücü kendi çamuruna çekip boğmasıdır, Tayyip Erdoğan’a yaptığı gibi…

 

663 gün yani 22 aylık tutukluluğunun ardından 5 Aralık 2019 tarihinde çıkarıldığı mahkemeden sonra tahliye edilen Alparslan Kuytul, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kuytul, Kasım 2020’de propaganda ve örgüt kurmak suçlamasıyla yargılandığı dosyada tüm suçlamalardan aklanarak beraat etti.

CEMAATİ SOSYAL MEDYA AKTİVİZMİYLE SESLERİNİ MİLYONLARA DUYURDU

Alparslan Kuytul ve cemaatine yönelik operasyonlar, baskılar onu ve Adana merkezli küçük cemaatini Türkiye’nin tanıdığı bir grup haline getirdi. Sivil toplum, sivil aktivizm gibi kavramlarla tanışan cemaat mensupları, yaptıkları eylemlerle Türkiye’deki tüm muhalif kesimlerin takdirini kazanmayı başardı. Boyunlarına taktıkları “Alparslan Hoca’ya Özgürlük” yazan atkılarla caddelerde yürüyüş yapan cemaat mensupları, havaya balon uçurdular, kırpılmış videoların orjinallerini sosyal medyadan herkesin gözüne soktular. Davayla ilgili tuhaflıkları ve hukuksuzlukları dile getiren YouTuber’lar bile çıkardı cemaat. Kuytul’un eşi Semra Kuytul da eşinin tutukluluğu boyunca yürüttüğü etkili kampanya ile uzak yakın birçok kesimin hakkını teslim ettiği bir çaba ortaya koydu.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram