ABD’de pastaya ne olacak, Trump’ın mirası kime kalacak?

Trump, senato baskını yaşanmasa belki de seçim sonuçlarını reddetmek için başka çılgınlıklar yapacaktı. Şimdilik bayrağı indirdi. Washington’da 4 yıllık sıradışı dönemin hasar tespit raporu çıkarılıyor. Cumhuriyetçi Parti ise Trump’ın pişirdiği pastayı kimin yiyeceğini sorguluyor.

EMİR KORKMAZ 10 Ocak 2021 HABER ANALİZ

Yeni parti kurmaktan vazgeçtiğini belirten Donald Trump, 2024'te yeniden başkan adayı olabileceğini söyledi.

Donald Trump, beş yıl önce Cumhuriyetçi Parti’den başkanlık için yarışacağını açıkladığında birçok partili bıyık altından gülmüştü. Trump’ın reklam kokan hareketlerinden biri olarak gördükleri politik girişiminin adaylık ile sonuçlanmasını açıkçası kimse beklemiyordu. Aday adaylığı sürecinde partinin ağır topları pek yakınında görünmediler. İşler ciddiye binince yavaş yavaş yanaşmalar başlasa da adaylığı kesinleşene kadar partinin önemli isimleri pek yanında durmadı. Aday olduktan sonra kimisi gönüllü, kimisi de mecburen kampanyasını destekledi. Tüm anketleri altüst eden seçimin ardından Trump kendini Beyaz Saray’da buldu. Cumhuriyetçi Parti’nin yıllanmış ağır topları, mecburen, sıradışı başkan ile sulh ilan etti.

WASHINGTON’UN YENİSİ

Trump’ın, bugüne kadar başkanlık yapmış birçok isimden farklı bir geçmişi vardı. Yıllarca seçim bölgelerinde kapı kapı gezip oy toplamamış, yerel politikanın içinde hiç olmamış, seçildiği güne kadar hiç kamu görevi yapmamıştı. Hükümetin işleyişi, devlet bürokrasisi ve Washington sokaklarının yazılı olmayan prensip ve geleneklerinden de haberdar değildi. Parti çok memnun olmasa da, yapacak bir şey yoktu. Sonuçta ‘Cumhuriyetçi Parti’ tabelasının altında seçime girmiş bir isim Beyaz Saray’daydı.

KİMSE SES ÇIKART(A)MADI

İlk zamanlar iki tarafın da birbirlerine çektikleri elenselerle geçti. Parti, Trump’ın ne yapacağını kestirmeye çalışırken, başkanlığın keyfini süren Trump da, hareket alanının ne kadar geniş olduğunu anlamaya çalışıyordu. Kuzey Kore lideri ile buluşması gibi pek çok sıradışı adımı Washington’un elitlerinin kaşlarını kaldırmasına yol açsa da, çevresindeki yılların tecrübesine sahip isimleri leblebi gibi harcamasından hoşlanmasalar da, sonuçta başkan Cumhuriyetçi’ydi. İki taraf da birbirini kullanmaktan memnun görünüyordu. O nedenle hakkında açılan görevden alma soruşturmasında bile arkasında durdular. Sadece 2012 başkanlık seçiminde Barack Obama’ya karşı yarışıp kaybeden Mitt Romney ile bir önceki seçimin mağlubu, partinin efsane isimlerinden John McCain açıktan Trump’ı sert sözlerle eleştirdi. Parti, sağı solu belli olmayan Trump’ın şerrinden emin olmak için açıktan tavır almaktan çekindi.

BASKIN GÖZLERİNİ AÇTI

Salgın nedeniyle olağanüstü şartlar altında geçen seçimin ardından Trump koltuğunu kaybetti. Ama bir türlü sonucu kabul etmek istemedi. Sonuçlar bu kadar ortadayken, hakikaten kazandığını mı düşünüyordu yoksa taktik gereği mi kazandığını iddia ediyordu, bilinmiyor. Önce herkes Trump’ın gelecek seçime yatırım yaptığını zannetti, o nedenle fazla sesini yükseltmedi. Şerrinden korktular. Sağı solu belli değildi. Ama ne zaman ‘birkaç kızgın adam’ Washington’un kalbinde Capitol’u basıp bütün olup biten rezaletler de canlı yayında dünya tarafından izlenince ‘artık yeter’ dediler.

‘ÇOK ZARAR VERDİ’

Washington kulislerine göre, Trump hakkında açılan soruşturmada birçok Cumhuriyetçi Partili gönlü istemese de, eli ‘ret’ yönünde oy kullanmış ve sesini yükseltmemişti. Bu sefer başkentin kalbinde yaşanan rezaletin ardından seslerini yükselttiler. Önce Romney, sonra da Senato’nun en kıdemli Cumhuriyetçi kadın politikacılarından Lisa Murkowski kitabın ortasından konuştu. “Artık bunun gitmesini, istifa etmesini istiyorum. Fazlasıyla zarar verdi” sözleriyle Trump’a açıktan savaş ilan etti. COVID-19 salgını sırasında yeteri kadar işlerle ilgilenmediğini, hatta önlemleri konuşmak yerine golf oynamaya gittiğini üstüne basa basa tekrarladı. İlk defa Cumhuriyetçi Parti koltuğunda oturan bir isim bu kadar açıktan Trump’a tavır alıyordu. Hatta milletvekili Adam Kinzinger, koltuğunu resmen devredeceği 20 Ocak’tan önce acilen görevden alınmasını bile önerdi.

SATIŞLAR BAŞLADI

Aslında çarşambanın gelişinin herkes farkındaydı. Senatör Lindsey Graham, daha 16 Mayıs 2016’da attığı tweet’te, “Bu adamı aday gösterirsek mahvoluruz” diye yazmıştı. Ama iş adamından dönme taze politikacının beklenmedik zaferi karşısında Washington’un en hararetli Trump amigolarından biri oluverdi. Dahası sonrasında 4 yıl boyunca Trump’ın tüm kirli pazarlıklarının göbeğinde yer almaktan çekinmedi. Ponpon kız Graham bile, Capitol baskınından sonra ‘yeter artık’ diyordu. Trump’ın baskın öncesindeki konuşmasına atfen “Sözleri beni derinden yaraladı” diyiverdi.

ASLINDA HEP KAYBETTİ

Trump başarılı gibi görünse de, 2016 kasımındaki başkanlık seçiminden sonra Cumhuriyetçi Parti hep kaybetti. 2018 ara seçiminde Demokratlar karşısında hezimete uğradı, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu yitirdi. Bu yılki seçimin ardından Demokratlar, meclisteki çoğunluğunu sürdürürken, Senato’da üstünlüğü de ele geçirdi. Hem de Georgia gibi 30 yıldır Cumhuriyetçilerin tekelinde olan bir eyaletteki seçimi 2-0 kazanarak. Elbette Trump’ın başkanlık seçiminde kaybetmesi kayıpların en büyüğü olarak hanelerine yazıldı. Partinin radikalleşmesi, zaten partiye mesafeli olan siyahların iyice uzaklaşması, gençlerin Trump’a tepki nedeniyle Cumhuriyetçi Parti’den uzaklaşması da cabası…

NE KAZADIRDI?

Trump, Cumhuriyetçilere Yüksek Mahkeme’de üç sadık üye kazandırdı. Başka bir Cumhuriyetçi başkanın aday bile göstermeye cesaret edemeyeceği isimleri çatır çatır seçtirdi. Ayrıca hem 2016’da hem de 2020’de, her zaman oy kullanmayan ya da tarihsel olarak Demokratlara oy veren, üniversite eğitimi almamış beyaz seçmenleri ortaya çıkarıp peşine taktı. Gerçi onların bir kısmı sonra Capitol’u bastı.

PASTAYA NE OLACAK?

Bu kadar felakete rağmen Trump’ı, daha doğru bir ifadeyle onun politikalarını sürdürmeye niyetli olanlar da yok değil. Özellikle Cumhuriyetçi Parti içinde Trump cininin şişeden çıkardığı grubun desteğini sürdürmek isteyenler alttan alta çalışıyor. Sonuçta 75 milyona yakın oy almış bir Trump gerçeği var. Çılgın Trump’ın pişirdiği ama yeteri kadar yiyemediği bu pastayı yemeye hevesli çok sayıda insan var. Şimdi onun açtığı yolda apolitik bir figür olarak elde ettiklerini heybeye koyup, içerik olmadan (kişisel çıkarlar dışında) dini, milliyetçi ve ekonomik beklentileri harekete geçirip yola devam etmek isteyenler harıl harıl çalışıyor.


 

AĞZININ SUYU AKANLAR

Her ne kadar Trump’ın başarılı bir şekilde ortaya çıkardığı, ‘tepki oyları’ denen bu kitlenin desteğini almak avantajlı gibi görünse de öte yandan ateşten gömlek giymek gibi. Capitol baskınında görüldüğü üzere, bu kitle her an bir yerleri yakabilir. Ama göz ardı edilemeyecek bir gerçek ortada duruyor. COVID salgınındaki felaket yönetimine ve olumsuz etkilenen ekonomik duruma rağmen 75 milyon oy almış bir Trump var. Bu kadar oy Cumhuriyetçi Parti’de herkesin ağzının suyunun akmasına yol açıyor. Önümüzdeki günlerde hem ABD içinde yaşanacak gelişmeler hem de Trump’ın devlet ile gireceği bilek güreşi, şişeden çıkan cinin ne olacağını gösterecek. Ama bu cinin kolay kolay bir daha şişeye dönmeyeceği kesin.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram