ABD seçimlerinde Trump’ın hâlâ şansı var

Trump ile “dostane” ilişkiler kuran Erdoğan ve Türkiye kamuoyunun da gözü seçimlerde. ABD anketlerine göre, Trump’tan önde ilerleyen Biden galibiyeti elde ederse, Ortadoğu siyaseti, Halkbank davası ve S-400 yaptırımları başta olmak üzere bir çok konu Türkiye’yi etkileyecek.

ALİN OZİNİAN 26 Ekim 2020 DÜNYA

Trump ve Biden 3 Kasım'a kadar kıyasıyla bir mücadele içine girdi.

3 Kasım’da yapılacak ABD başkanlık seçimlerine günler kala, dünyanın gözü ABD’ye çevrilmiş durumda, demokratların adayı eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve halihazırdaki Cumhuriyetçi ABD Başkanı Trump arasındaki çekişme dikkatle takip edilirken, yeni başkan ile ABD’nin ne yönde değişeceği gündemde.

Biden’ın ülke genelinde yarışı önde götürdüğüne işaret ediyor. Ancak ABD’deki seçim sistemine göre, seçimi kazanmak için ülke genelinde daha fazla oy almak yeterli değil. Sonuçları, eyaletlerin gönderdiği 538 delegeye sahip Seçici Kurul belirliyor. Bu kurulda, her eyaletin kendi nüfusuna göre delegeleri var. Bu da son ana kadar bazı belirsizlikleri beraberinde getiriyor.

BİDEN ÖNDE AMA HER ŞEY DEĞİŞEBİLİR

Kronos’a konuşan California State Polytechnic University’de misafir araştırma görevlisi olan Pınar Tremblay, ABD başkanlık seçimlerinin demokratik bir sistemle olmadığını vurgularken, Biden’ın anketlerde önde gittiğini, ancak son anda özellikle bazı eyaletlerin sonucu değiştirebileceğini ve bir sürpriz olabileceğini söylüyor.

Anketlerin hangi adayın kazanacağını  kesin olarak göstermediği eyaletler, “salıncak eyaletler/swing states”, olarak adlandırılıyor. Kısaca söylemek gerekirse henüz rengini belli etmeyen bu eyaletler; Florida, Pennsylvania, Michigan, Minnesota, Wisconsin, Arizona ve Nevada seçimin kaderini belirleyecekler.


Bu haber de ilginizi çekebilir: 

d ABD Başkanı Trump oyunu kullandı: Oyumu Trump adında bir adama verdim

d Seçime 12 gün kala Trump ve Biden son kez karşı karşıya geldi

 

“Genel olarak Biden’in açık ara kazanması bekleniyor. Ancak ben 2016’da yaşananları hatırlayınca, bunu söylemek için erken olduğunu düşünüyorum. Trump ülke genelinde özellikle Covid-19 sürecinde çok yıprandı ama yine de salıncak eyaletlerde, oyları alabilir” diyen Tremblay, Biden’a oy verenlerin bunu yüksek sesle dile getirdiklerini ama Trump seçmenin daha sessiz olduğunu da vurguluyor.

Ahval İngilizce Bölümü Editörü İlhan Tanır, Kronos’un sorularını yanıtlarken, son anketlerin ortalamasına göre, Biden’ın 8-9 nokta farkla önde gittiğini, Biden’ın salıncak eyaletlerde de önde olduğunun altını çiziyor. Tanır “Bazıları Biden bu işi bitirdi, dese de 2016’daki Clinton yenilgisinden sonra, çok kesin konuşmak doğru olmayabilir” görüşünde.

İlhan Tanır ayrıca seçim sonucunun son anda ortaya atılabilecek bazı iddialar ile değişebileceğini düşünüyor. Aynı 2016’da Hilary Clinton’a yapıldığı gibi, Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın e-maillerinin gündemde olduğunu, özel yazışmaları ifşa edilmeye başlanan Hunter’ın seçmeni etkileyebileceğini belirtiyor.

Tanır, yaklaşık 130 milyon seçmenden, 31 milyonun hali hazırda posta ile oy kullandıklarını, bu seçimlerde posta yolu ile oy kullanımın arttığı belirtiyor. Erken oy kullananların daha ziyade demokratlar olduğunun altını çiziyor.

DIŞ POLİTİKA DEĞİŞECEK

Tanır, Biden’ın normal devlet mekanizması çarklarını harekete geçireceğini, dolayısı ile ABD’li yetkililerin Türkiye ile ilişkilere müdahil olacaklarını da belirtiyor. “Dış İşleri Bakanlığı başta olmak üzere bir çok görevli konuşmaya başlayacak ve bu basına direkt yansıyacak. Bunun Ankara’yı olağanüstü derecede rahatsız edeceğini biliyoruz” diyor.

Biden kazanırsa özelikle dış politikada değişimler yaşanacağını belirten Tremblay ise, Türkiye için zor bir dönem olacağını, işlerin Trump ile ilerlediği gibi devam etmeyeceğini düşünüyor. “Dış politika daha önemli hala gelecek, çünkü Biden’ın uzmanlık alanı bu. Biden, liderler ile kapalı kapılar arasında “anlaşmalar” yapan bir lider değil ve böyle bir başkan olmayacak. Erdoğan ile de ilişkisi daha farklı olacak çünkü bu ilişkiye devletin diğer kurumları ve Biden’ın ekibi de dahil olcak.”

ABD basınında daha önce Biden’ın Erdoğan’ın anti-demokratik tavrı ile sözlerini hatırlatan Tanır ise Biden’ın Türkiye ile yatıp kalkmadığına dikkat çekiyor. “Türkiye’de düşünüldüğü gibi Biden’ın olası zaferi sonrası “Erdoğan’ı nasıl yerle bir ederim gibi bir plan yok, dahası ABD dış politikasında Türkiye’nin ancak, Çin, Rusya, NATO, AB’den sonra gelecek.” diyor.

S-400 KONUSU HALA MASADA

ABD ile Türkiye arasında yaşanan ve Ankara’ya olası yaptırımların halen masada olmasına neden olan Rus S-400’leri krizi hakkında bu hafta, Washington’dan yeni bir açıklama geldi. S-400’ler nedeniyle Türkiye’nin F-35 programından çıkartıldığını hatırlatan ABD’nin NATO Büyükelçisi Kay Bailey Hutchison, “Ankara’da bir Rus füze savunma sistemine sahip olabilmek için çok şeyi feda ettiler” değerlendirmesinde bulundu.

Hutchison, Ankara’nın karşı karşıya kalabileceği sonuçların bununla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekerken, “Türkiye’yi ittifakımıza bağlı kalmaları konusunda ikna edemediğimiz için çok mutsuzuz” dedi.

Kuşkusuz bu açıklamalar, Türkiye’nin Sinop’ta S-400’leri denemesinin hemen ardından geldi. ABDli yekililer,Türkiye’nin S-400 almasından sonra, denenmesini artık kırımızı çizgi olarak değerlendiriyorlar. Hutchison’ın “Biz, tüm NATO ittifakımızla birlikte Türkiye’yi, hasım olarak kabul ettiğimiz Rusya’dan füze savunma sistemi almaktan vazgeçirmek için elimizden gelen her şeyi yaptık. Satın almak ve ve bunu NATO ittifakımızın içine sokmak… Bu bir kırmızı çizgi. Bunda şüphe yok.” sözleri işlerin zorlaşacağının net ifadesi.

KURUMLAR YENİDEN YAPILANDIRILACAK

Biden’ın dış politikadaki tecrübesini vurgulayan Tremblay, Biden’ın seçildiği takdirde yeni atamaları hızlandıracağını, dolayısı ile Mart  2021 gibi kurumların yeniden yapılandırılmış olacağını belirtiyor.

“Biden NATO ile de çalışacaktır. S-400ler gibi bir konuyu Trump gibi tolere edeceğini düşünmüyorum. Diğer hiçbir konuda da Türkiye ile ilişkilerde Trump gibi davranmayacaktır. Türkiye’nin ABD için dış politikada bir öncelik olmadığını kabul etmeliyiz ama bunun yanı sıra Ankara’nın zora gireceğini ve sıcak para bulmasının daha da zorlaşacağı aşikar.”

Reuters’a konuşan, European Bank’ın Bölgesel Geliştirme bölüm başkanı ekonomist Roger Kelly de Biden’ın başkan seçimlesi ile birlikte yaptırım konusunun ciddileşeceğini düşünenlerden. Kelly “Biden zafer kazanırsa, ABD yaptırımlarının riskini kesinlikle artıracak. Bu Türkiye’yi pandemiden dolayı zaten istikrarsız ilerleyen bir ekonomik sık boğaza sürükleyecek” diyor.

Pictet Asset Management’ın kıdemli ekonomisti Nikolay Markov ise yaptırımlar konusunun o kadar basit olmadığını düşünüyor. “Erdoğan’ın bir tarafa Türkiye’nin NATO üyeliğini diğer tarafa ise Rusya ile karşı karşıya geldiği Suriye ve Libya’daki çatışmaları koyuyor. Böylece, ABD yönetiminin olası adımlarını kontrol etmeye çalışıyor. Başkan kim olursa olsun, ABD’nin o bölgedeki ana müttefiki olarak Türkiye’ye güvenmesi gerekecek, böylece Türkiye’ye karşı alabilecekleri yaptırımlara bir sınır koyacak” diyor.

TRUMP SEÇİLİRSE TÜRKİYE’Yİ YİNE İDARE EDECEK Mİ?

Bloomberg’de geçen hafta Bobby Ghosh imzasıyla yayınlanan analizde, Türkiye’nin, etki oluşturmak için diplomasi yerine askeri gücünü ve sert söylemi kullanmayı tercih ettiği belirtildi.

Makalede “Yunanistan, Suriye, İsrail, Kıbrıs, Irak, Ermenistan, Mısır ile sorun yaşadığı, Türkiye’nin sınırı olmayan Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Fransa ile de kriz yaşayan  Türkiye’nin kavgacı cumhurbaşkanı, son dönemde kendisine karşı insaflı davranan ve hafif eleştirilerle yetinen ABD’nin bile dikkatini çekmeye başladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki tavrını eleştiridi” denildi.

TRUMP ERDOĞAN’I ÇOK SEVİYOR

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın, Beyaz Saray’da görev yaptığı döneme ilişkin anılarını kaleme aldığı kitapta Trump’ın “sevdiği diktatörleri kayırdığı” bölümlerde Erdoğan’ın isminin sık sık geçtiğini, Halkbank davası ve daha bir çok kritik kararda Trump ve Erdoğan arasındaki tuhaf “ittifakı” hatırlarsak, Biden gittikten sonra ABD ve Türkiye ilişkilerinde büyük soru işaretleri olacağını söylemek yanlış olmaz.

Tremblay, Trump ve Erdoğan arasında özel bir ilişki olduğunu belirtirken, Trump’ın tekrar başkan olması ile Türkiye ile halihazırdaki iyi ilişkilerin süreceğini belirtiyor: “Trump Erdoğan’ı çok seviyor. Trump ailesi de Erdoğan’ı çok seviyor. Trump başkanlığa devam ederse, Erdoğan ile yine iyi ilişkiler içinde olacağına inanıyorum.”


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

d Bilim insanlarından ‘küresel felaket’ uyarısı: Trump’ın kazanması iklim krizini nasıl etkiler?

d Bloomberg: Trump kaybederse, Erdoğan da kaybeder 

d Trump’ın ‘koltuğu bırakmam’ imasına cevap: Burası Türkiye değil!

 

İlhan tanır ise Biden hükümetinin S-400 konusu başta olmak üzere, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri, Suriye ve Irak’taki Kürt siyaseti ve IŞİD ile ilişkileri konusunda Trump’a benzemeyen bir siyaset göstereceğinin kuşkusuz Türkiye’de şimdiden rahatsızlık yaratığını belirtiyor.

SEÇİMDEN ÖNCEKİ SON ŞANSTI

ABD seçimlerinde kritik rol oynayan münazaraların ilki seçimden 5 hafta önce gerçekleşmişti. Trump’ın kontrol edilemez bir görüntü çizdiği,  ırkçılara göz kırptığı ve sürekli Biden’a müdahale ettiği programdan sonra Trump’ın oylarının düştüğü belirtildi. Biden hakkında uzun süredir yapılan ‘bunak’ ve ‘çok yaşlı’ eleştirilerine karşı programdan “alnının akı” ile çıktı, fakat  Trump’ın sürekli müdahalesine karşı güçlü bir şekilde karşı koyamadı.

İlhan Tanır’a göre Biden, Trump’ı salgın konusunda daha çok köşeye sıkıştırabilecekken, yeteri kadar hızlı ve etkili saldırmadı. Trump’ın aylarca maske konusundaki isteksizliğini yeteri kadar gözler önüne getiremedi.

Adayların yeteri kadar ayrıntılı bir biçimde politikaları üzerinde tartışmak yerine birbirleri ile uğraştığını, sözlerini kestiler ve çocukça bir performans sergilediklerini belirten Tanır’a göre, ilk münazara önceki başkanlık oturumlarına göre çok daha seviyesi yerlerde dolaşan bir toplantı oldu. “Biden, kendisine sürekli kesen Trump’a ”kapa çeneni” ve ”palyaço”  gibi sert cevaplar verdi. ABD’nin başkanlığına aday olan iki figürün birbirine bu denli saygısızca konuşması ABD politikası için kötü bir sınav oldu.”

Trump ve Biden, 3 Kasım’daki başkanlık seçimleri öncesinde 22 Ekim’de canlı yayınlanan tartışma programında ikinci ve son kez karşı karşıya geldi.Bu tartışmanın, kamuoyu yoklamalarında eski başkan yardımcısı Biden’ın gerisinde görünen Trump’ın son şansı olabileceği belirtiliyor. Fakat belirgin bir öne çıkanı olmadı televizyon düellosunun. Son sözü yine seçmen söyleyecek.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram