ABD, PKK’ya karşılık Ankara’dan bölgeyi YPG’ye bırakmasını isteyecek

Peki ABD’nin üç PKK/KCK liderinin yakalanması için başlarına ödül koyması neden Ankara’yı memnun etmedi? Ve ABD zaten yerini bildiği bu

SERHAT EMEK 16 Kasım 2018 GÜNDEM

Peki ABD’nin üç PKK/KCK liderinin yakalanması için başlarına ödül koyması neden Ankara’yı memnun etmedi? Ve ABD zaten yerini bildiği bu üç örgüt lideri için neden böylesine bir yönteme başvurdu? Aslına bakılırsa hem zamanlama hem de üç isim için “aranıyor” ilanı oldukça manidar.

Her şey aslında Ekim ayı sonunda Washington ile Ankara arasında varılan anlaşmada gizli. Bu sembolik ödül koymanın ABD açısından çok bir önemi olmadığı gibi Türkiye açısından da hala anlamlandırılmış değil. ABD PKK’nın İran’a karşı kapsamlı bir mücadele başlatmasını istiyor, amaç ambargoya maruz kalan İran’ı daha da zor durumda bırakmak. Ancak PKK hem Türkiye’de hem Suriye’de hem de Irak’ta güçlerini dağıtmış durumda ve İran’a karşı saldırmaya hazır değil. ABD’nin üç lideri yakalamasını gözdağı olarak kullansa da bu pek sonuç vermeyecek gibi. Güçlerini dağıtan PKK, ABD’nin bu talebini zorunlu olarak karşılamazken ABD ise PKK kadroların komuta ettiği YPG’ye Suriye’de muhtaç. İç içe geçmiş bir ilişkiler yumağında güç dengesi kimde sorusu da aslında bu coğrafyada kısmen anlamsızlaşıyor. Olayın bu yönü bir yana asıl mesele Washington-Ankara arasında varılan anlaşmada gizli.

Gizli tutulan Washington-Ankara görüşmelerinde varılan anlaşmaya göre üç önemli başlık ön plana çıkıyor ve taraflar bunu kabul ediyor. İki ülke adına istihbarat başkanları bu görüşmeleri gerçekleştiriyor.. Şüphesiz görüşmelerde öne çıkan en önemli mesele Suriye konusu oluyor.

Ulaştığımız bilgilere göre,

1. ABD üç PKK liderini yakalanması ya da bunlara dönük bir yaptırım uygulayacak, ABD Kandil’e yönelik operasyonlar da Türkiye’ye istihbarat sağlayacak veya bilgi paylaşımında bulunacak. ABD ilk hamleyi yaparak üç örgüt liderinin yakalanması için başlarına ödül koydu. İstihbarat paylaşımı ve Kandil operasyonu konusunda nasıl bir hamle yapacağı ise bilinmiyor. Üç lidere yönelik hamle ABD’nin iyi niyet göstergesi olarak sunduğu aktarılıyor.

2. ABD Türkiye’nin içe dönük Kürtlere karşı yeni bir siyaset geliştirmesini istiyor. Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere tutukluların serbest kalıp siyaset yapama alanlarının sağlanmasını istiyor. Kürtlerle yeni bir müzakereye başlanması ve yeni aktörlerle bunun sağlanması da Amerika’nın istekleri arasında. Kayyum atanan belediyelerin de asıl yöneticilerine bırakılması konuşulan konular arasında. Tabi seçime giden Türkiye’deki mevcut hükümet bunları nasıl değerlendireceği meçhul. Siyasi ortağıyla yeniden barışma yolları arayan AKP, seçim öncesi Kürtlere yönelik tavrını yumuşatırsa MHP ile arası af ile başlayan krizin bir benzeri yaşanır mı? Doğrusu bu çok zor görünüyor. Zira AKP’nin yerel seçimlerde ciddi manda MHP’ye ihtiyacı var.

3. İki ülkenin üzerinde en çok tartıştığı konu Suriye meselesi ve oradaki Kürtlerin durumu. ABD, Suriye’de ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu DSG’nin (Demokratik Suriye Güçleri) Türkiye tarafından tanınması. Türkiye DGS’yi tanıyıp kontrolündeki bölgeleri de kabul edecek. Fırat’ın doğusu ve karşı yakasındaki Münbiç bu güce bırakılacak. Yani Fırat’ın kısmen batısı da YPG’nin kontrolüne bırakılması ön görülüyor. ABD ayrıca Türkiye’nin ÖSO ile birlikte Afrin’den çekilmesini ve buranın da Kürt güçlerine verilmesini istiyor.. aslında Afrin konusu sadece ABD değil Rusya, Almanya ve Fransa da Türkiye’nin buradan çekilmesini istiyor bunun için Türkiye’ye süre verilmiş. Vakit yıl sonunda doluyor. ABD, Türkiye’nin Suriye’deki statüsü ne olursa olsun Kürtlerin varlığını tanımasını istiyor. Aslında Türkiye bu konuda Rusya’nın da baskısıyla yumuşamış durumda. ABD’ ye göre Kuzey Suriye’de artık federatif veya özerk bir Kürt oluşumu var ve bunun komşu ülkeler tarafından kabul görmesini salık veriyor.

ABD üç PKK Liderini yakalayıp Türkiye’ye getirir mi bilinmez ama liderlere karşı istedikleri de ortada. Ödül konusu şimdilik Türkiye’nin gönlünü almış kısmen ikili ilişkileri yumuşatmış durumda. Lakin Kürt bölgelerinde üs sayısını her geçen gün arttıran ABD kısa vadeli politikalar yerine daha uzun soluklu hamleler yaptığı da bir gerçek. Hâlihazırda hem PKK hem YPG Amerika’nın vazgeçilmezi. Bir dönem Türk siyasi tarihinde ağızlara pelesenk olmuş tabiriyle ABD şu anda ‘bir koyup üç almış’ durumda.

 

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram