‘AB Ankara ziyareti ile Erdoğan’ın hak ihlallerine göz yummuş oldu’

Avustralyalı akademisyen Gourlay, Erdoğan rejiminin açık insan hakları ihlallerine rağmen AB'nin ilişkileri ilerletme kararı almasının hatalı olduğunu belirtti. Gourlay, AB liderlerinin Ankara ziyaretiyle Erdoğan'ın demokratik gerilemesine ve insan hakları ihlallerine göz yummuş olduğu değerlendirmesini yaptı.

KRONOS 20 Nisan 2021 DÜNYA

AB liderlerinin Ankara ziyareti...

Türkiye ve Kürtler üzerindeki uzmanlığıyla bilinen Avustralyalı akademisyen William Gourlay, The Australian Strategic Policy Institute adlı düşünce kuruluşu için yazdığı değerlendirmede Erdoğan rejiminin açık insan hakları ihlallerine rağmen Avrupa Birliği’nin ilişkileri ilerletme kararı almasının hatalı olduğunu, AB liderlerinin Ankara ziyareti sırasında yaşanan koltuk kriziyle bunun daha iyi anlaşıldığını belirtti.

Geçen yıl “Erdoğan’ın Türkiyesinde Kürtler” başlıklı kitabı yayınlanan Gourlay yazısında özetle şu tespitlerde bulundu:

TÜRKİYE’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ ÇATIŞMACI POLİTİKASI 

“AB-Türkiye ilişkileri son zamanlarda, özellikle de Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çatışmacı dış politikası nedeniyle gerginleşti. Ancak Erdoğan’la Ankara’da görüşmelerinden sonraki basın toplantısında Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği ile yapıcı bir şekilde yeniden ilişki kurma konusundaki ilgisini gösterdiği için Türkiye’yi alkışlayarak ilişkilere yeni bir ivme kazandırma arzusunun altını çizdi.

AB LİDERLERİ, ERDOĞAN’IN İHLALLERİNE GÖZLERİNİ YUMDU

Asıl sorun olan Türkiye’nin otoriterliğe sürüklenmesinin hızlandığı bir dönemde koltuk krizi AB’nin Erdoğan’la ilişki kurma kararının tartışılmasını engellememeli. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2020 yılında insan hakları ihlallerini ele aldığı raporda, Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ve siyasi özgürlüklere getirilen kısıtlamalar özetlenmektedir. AB liderleri, Ankara’yı ziyaret etmeye karar verirken demokratik gerilemeye ve insan hakları ihlallerine gözlerini yumdu ve Erdoğan’ın bundan paçayı sıyırmasına izin verdi.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dKoltuk-gate’in ardında mülteci krizinin güç dengesi var

dAB’nin pragmatizmi, Erdoğan’ın fırsatçılığı

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇEKİLME DERİN HAYAL KIRIKLIĞI

AB ziyaretinin zamanlaması, Erdoğan’ın kadın haklarını koruyan bir Avrupa Konseyi anlaşmasından çekilme kararından yalnızca iki hafta sonraya denk gelmesi nedeniyle özellikle tartışmalıydı. Türkiye İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen anlaşmayı 2011 yılında imzaladı ama Erdoğan anlaşmanın geleneksel Türk değerlerini baltaladığını iddia edenlere ödün verdi.

Ve bunu Türkiye’de kadına yönelik şiddetin arttığı bir dönemde ve görünüşe göre Türklerin çoğunluğunun isteğine karşı yaptı. Uluslararası gözlemciler kararı dehşet içinde karşıladılar: Avrupa Konseyi genel sekreteri Marija Pejcinovic Buric, kararı “büyük bir gerileme” olarak nitelendirdi, ABD Başkanı Joe Biden, “derin hayal kırıklığına uğradığını” söyledi.

AB yetkilileri, Türkiye ile müzakerelerin yeniden başlatılmasının “aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir” olacağını uzun süredir vurguluyorlar. AB Konseyi Başkanı Charles Michel daha önce “Hukukun üstünlüğü ve demokrasi konuları, Türkiye ile her türlü diyaloğun anahtarıdır” demişti.

ERDOĞAN’IN OYALAMA STRATEJİSİ

Fakat Erdoğan onları oyalamayı bildi. Mart ayında, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılı olan 2023’e kadar ifade özgürlüğünü korumak ve adil yargılanma hakkını güvence altına almak için yeni bir insan hakları eylem planı duyurdu. Bildiri pek çok kesimce şüpheyle karşılandı. Ortada bariz bir soru vardı: Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2002’den beri Türkiye’yi yönetiyor, öyleyse neden şimdiye kadar insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü koruyamadı?

ERDOĞAN BÜYÜK VAATLERDE BULUNSA DA… 

Bir Türk atasözüne göre taahhütte bulunmak kolay ama yerine getirmek daha zordur. Erdoğan büyük vaatlerde bulunsa da, insan hakları ve siyasi özgürlükleri, özellikle de muhaliflerine sağlama konusunda pek istekli değil. En son bu HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülerek tutuklanması sırasında bir kez daha görüldü.

Kürt partilerini PKK sempatisiyle suçlamak ve geniş kapsamlı terör suçlamaları Türk siyasetinde denenmiş ve test edilmiş taktiklerdir ancak Gergerlioğlu Kürt olmadığı ve daha önce önde gelen bir insan hakları örgütünün başkanı olduğu halde aynı suçlamalara maruz kalması manidardır. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, HDP aleyhindeki yargılamalar ve Gergerlioğlu’na karşı yürütülen takibat Avrupa Parlamentosu da dahil olmak üzere uluslararası kuruluşların eleştirilerine neden oldu.

TÜRKİYE SIKINTILI BİR AKTÖR OLARAK GÖRÜLÜYOR

Erdoğan eleştirilere pek sıcak bakmıyor. Erdoğan Türkiye’yi Suriye, Kuzey Irak, Libya ve Dağlık Karabağ’a askeri müdahaleler de dahil olmak gibi yeni dış politika maceralarına giderek daha fazla sokuyor. Sonuç olarak, Türkiye’yi sıkıntılı bir uluslararası aktör olarak görenler çoğalıyor.

ERDOĞAN, AB İLE İLİŞKİLERİ CANLANDIRMAYA ÇALIŞIYOR  

Ancak Erdoğan, tecridin kendisinin veya Türkiye’nin çıkarına olmadığını anlıyor. Dolayısıyla AB ile ilişkileri yeniden canlandırmaya çalışıyor. AB ise, aksi takdirde Avrupa’ya gelecek olan çok sayıda Suriyeli mülteciyi barındırmada Türkiye’nin oynadığı hayati rolü görüyor. Yani, şimdilik, tarafların yakınlaşması günün gerektirdiği olabilir – oturma düzeni dostane bir şekilde ayarlanabildiği sürece.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram